Çocuklarımıza Sahip Çıkalım! (Hutbe)

     Muhterem Müslümanlar!

    Yüce Allah, dünya hayatında bizlere sayısız nimetler bahşetmiştir. Bunlardan bir tanesi de aile ve toplum hayatında önemli bir yere sahip olan çocuktur. Çocuk, adeta ailenin meyvesi, toplumun geleceğidir.

    İnsanın çocukluk evresinin onun hayatının şekil-lenmesinde ne derece önemli ve etkin olduğu izaha gerek duymayacak derecede açıktır. Dünyaya gelen her çocuk günahsız ve temiz bir yaratılışla, Allah’ın varlığını ve birliğini tanıyıp, O’na yönelebilecek kabiliyette doğar. Nitekim Hz. Peygamber (sas): “Her çocuk fıtrat üzere doğar, sonra çocuğu anne ve babası ya Yahudileştirir ya Hristiyanlaştırır veya Mecusileştirir...” (Buhari, Cenâiz,80) sözüyle çocuğun inanç, düşünce ve hayat tarzının şekillenmesinde başta aile ve çevrenin etkisine dikkat çekmiştir. Buna göre anne-baba çocuğun ilk öğretmeni ve ilk örnek aldığı kişilerdir. Bu nedenle anne-baba, davranışlarının çocuğa örnek olacağını unutmamalıdır.

    Aziz  Mü’minler!

    Çocuklarımız bize emanettir. Bu emanete riayet için onların bedenen ve ruhen sağlıklı yetiştirilmesi, iyi bir eğitimden geçirilmesi, ahlaken olgunlaştırıl-ması gerekmektedir. Bu eğitimin de, “Ağaç yaşken eğilir” ata sözünün de işaret ettiği gibi  en elverişli zamanı, çocukluk yaşlarıdır. Bu yaşlar, çocuğun bütün hayatının şekillendiği zaman dilimidir.

    Anne-babaların en önemli görevi çocuğa güzel bir terbiye vererek, onu Allah’ın rızasına giden yolda dürüst, imanlı ve ahlâklı bir insan olarak yetiştirmektir. Anne ve babaya Allah’ın birer hediyesi olan çocuklar, aile bahçesinin  gülleridir. Çocuk küçük yaştan itibaren iyi terbiye edilirse hem ailesine hem de çevresine yararlı ve hayırlı bir insan olur. İyi terbiye edilmediği ve eğitilmediği taktirde ne kendisine ne de başkasına yararı dokunmayacağı gibi aile için de toplum için de zararlı hale gelir. Bunun için dinimiz, geleceğin teminatı olan çocuklarla ilgili olarak aileye büyük sorumluluk yüklemiştir.

    Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyruluyor:

    “Ey iman edenler, kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar  olan ateşten koruyun.” (Tahrim,6)

   Cenab-ı Hak bu ayeti kerime’de inananlara önemli bir görev veriyor. Hem kendilerinin hem de aile fertlerinin cehenneme gitmelerine sebep olacak davranışlardan uzak durmalarını emrediyor. Çünkü müslüman kendisinden sorumlu olduğu gibi ailesinden de sorumludur. Nitekim Peygamberimiz kişilerin sorumluluklarını hatırlatırken şöyle buyurmuştur:  “Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüğünüzden sorumlusunuz.” (Buharî, Cuma, 11 ; Müslim, İmare, 20)

     Muhterem Mü’minler!

     Anne-babaların nasıl çocukları üzerinde hakları varsa, çocuklarında aynı şekilde Anne-babaları üzerinde hakları vardır. Bunun  için öncelikle anne-babalar çocuklarının terbiyesine, eğitimine özen göstermeli ve onların kötü alışkanlıklar edinmelerini önlemek için hiçbir fedakarlığı esirgememelidirler. Çocuklarını iyi terbiye eden ve yetiştiren anne-babaları Cenab-ı Hakk’ın cennetle mükafatlandıracağını Peygamberimiz haber vermiş ve şöyle buyurmuştur:

“Kim ki üç tane kız çocuğu yetiştirir, güzel terbiye eder, evlendirir ve onlara iyilikte bulunursa onun için cennet vardır.” (Ebu Davut, Edeb, 130)

     Gerçek şudur ki, çocuklarımızı gereği gibi yetiştirmek, geleceğe umutla bakmanın tek çıkar yoludur. Bunun temeli de aile ocağında atılır. Bu yüzdendir ki, Anne-babalar, çok dikkatli davranmalıdırlar.

       Değerli  Kardeşlerim!

    Çocuklarımıza sahip çıkalım, onları zararlı maddelerden, kötü alışkanlıklardan uzak tutalım. Geleceğimizin teminatı yavrularımıza ve gençlerimize güzel örnek olalım. Dünyada ve âhirette huzur ve mutluluğun ancak Yüce Rabbimizin emir ve tavsiyelerine uymakla mümkün olduğunu unutmayalım.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !